26 Nisan 2010 Pazartesi

Vob İçin Hangi Aracı Kurumu Kullanmalı?

Bir süredir bu soruya cevap arıyorum. Şimdilik daha önce belirttiğim gibi İş Bankası'nı kullanıyorum ama fahiş komisyon oranları beni bir aracı kurumda hesap açtırmaya zorluyor.

Forumlarda falan okuduğum kadarıyla hemen hemen bütün bankalarda komisyon oranı XU30 için 7. 5 lira civarı imiş(sanıyorum pozisyonun 1/1000'ine denk geliyor) Gerçekten çok yüksek bir rakam. Günde 2 kontratla al-sat yapsanız bile 30 lira komisyon vereceksiniz. Aylığa vurduğunuzda ise büyük ihtimal bankanız sizden kat kat fazla kazanacak.

Yüksek komisyon oranlarının bir handikapı da küçük karlar için çok kısa süreli pozisyon (scalping nedir?) almanızı engellemesi. Sonuçta bir pozisyon aldığınızda bunun 6 kademesi komisyona gidiyor, ancak 7. kademeden sonra kar etmeye başlıyorsunuz. Bu da pozisyonunuzu kapatmanızı zorlaştırıyor, zarara uğratıyor.

Forumlardaki küçük çaplı araştırmalarımdan sonra gedik yatırım ve sanko menkul ile görüşmeye karar verdim. Komisyon oranlarını sitelerinde belirtmemişler, siz telefon numaranızı veriyorsunuz, onlar sizi arayıp söylüyorlar. Sanırım bu uygulamanın sebebi müşteriye özel komisyon oranları belirlemeleri, bu da bana bir pazarlık şansı doğuruyor:) Ama elim çok kuvvetli değil bu pazarlıkta, zira hala öğrenciyim ve işlem hacmim bana özel bir muamele yapılmasını sağlayacak kadar yüksek değil. Kontrat başına 1 tl civarında bir komisyondan bahsediliyor, bence şahane bir rakam.

Sonuç olarak vob hesapları için her durumda aracı kurumların bankalardan daha iyi olduğu söyleniyor. Vizelerim bitse kurumlarla görüşüp daha ayrıntılı bir araştırma yapacağım ama bitmek bilmiyor. Önümüzdeki 2 haftada 6 tane vizem var, çok seyrek yazabileceğim yani.

Bu süre içinde spotta işlem yapmayı düşünmüyorum, portföyümde de bir değişiklik yapmadım. Ara sıra vob'da gün içi küçük pozisyonlar alıyorum, aynı gün kapatıyorum, yani endekse dayalı uzun vadeli bir tahmine dayanmıyor pozisyonlarım.

Sonunda kararımı verdim:
Vob için en iyi aracı kurum hangisi?

19 Nisan 2010 Pazartesi

Yoğunluk Nedir? :)

Evet, 10 ders alıyorum demiştim ya, 2. vizeler başladı, artık 2 hafta süresince sınırlı vakit ayırabileceğim bloga. Hafta sonu bilgisayarıma format attım, performansı çok düşmüştü, şimdi daha iyi gibi duruyor. Önümüzdeki hafta sonu da memlekete ailemi görmeye gideceğim, bir süre sizi ihmal edeceğim yani.

Bu sürede kitap okumak isterseniz, Bir Borsa Spekülatörünün Anıları'nı şiddetle tavsiye ederim, en sevdiğim kitaplardan biridir. 80-90 yıl önce yazılmış bir kitabın hala bu kadar geçerli olması şaşırtıyor beni. Ayrıca dili çok akıcı.. Borsa hakkında hiçbir şey bilmeseniz de, artık işin kurdu olsanız da Jesse Livermore'dan öğreneceğiniz çok şey var...

16 Nisan 2010 Cuma

Ekonomide Hurafeler ve Gerçekler

Ekonomi Türk'ün aylardır merakla beklediğimiz kitabı sonunda raflarda yerini almış! Hatta tükenmek üzereymiş, 2. baskıya kalmayın derim...

Liberte yayınlarından çıkan kitabın fiyatı 9.80 TL imiş, en kısa zamanda edineceğim.

Kitabı incelemek için: Liberte Yayınları

Ekonomi Türk'te kitapla ilgili yazı ve Deniz Gökçe'nin önsözü için:

Ekonomi Türk Kitabı Piyasaya Çıktı, Tükenmeden Alın

15 Nisan 2010 Perşembe

Faizler Enflasyonu Nasıl Etkiler?

Aslında bu kavramın bilimsel bir ismi var: parasal aktarım mekanizması (transmission mechanism of monetary policy) Fakat amaçlarımdan biri de kabaca temel ekonomi bilgilerini vermek olduğundan böyle bir başlık seçtim.
Merkez bankalarının enflasyonla mücadele silahlarının en güçlüsü, şüphesiz faiz oranlarıdır. İkisi arasındaki ilişki "faizleri arttırırsak enflasyon düşer, azaltırsak enflasyon yükselir" şeklindedir. Fakat neden böyledir? Kabaca talepteki değişimden dolayı diyelim ve şemamız üzerinde tek tek nelerin etkilendiğini anlatalım.



Official Rate(Resmi Faiz): Yani merkez bankası'nın belirlediği kısa vadeli faiz. Bundaki değişimin diğer parçaları nasıl etkilediğini inceleyeceğiz. Kolaylık açısından faizlerin yükseldiğini varsayalım, düşmesi durumunda da bütün söylediklerimin tersi gerçekleşecek.

Market Rates(Piyasa faizleri): Merkez bankası faizleri yükselttiğinde, piyasadaki faizler de hemen tepki verecektir. Yani bankalar da kısa vadeli faizlerini yükseltecektir. Fakat uzun vadelilerin tepkisini bilmek daha zor, çünkü uzun vadeli faizler piyasanın geleceğe dair beklentilerini de yansıtır. Kısaca kısa vadeli faizleri merkez bankası, uzun vadelileri piyasa oyuncuları belirler diyebiliriz.

Asset Prices(Varlık Fiyatları): Faizler yükseldiğinde, tahvil ve hisse senedi fiyatları düşer. Tahvil fiyatları düşer çünkü beklenen nakit akışları daha yüksek bir oranla iskonto edilecektir. Aynı şekilde hisse senetlerinin beklenen getirisinin şimdiki değeri daha az olacaktır. Fiyat hesaplamayı bilmeyenler için biraz karışmış olabilir, şöyle diyelim; 1 yıl sonra 100 lira alacaksınız. Faizler 15%'ken bunun değeri 86.95TL'dir. Fakat faizler 20%'ye çıkarsa, yatırımcı da artık 20% getiri isteyeceğinden, elinizdeki 100Tl alacağın değeri 83.33'e düşer. Tahvil değeri hesaplamayla ilgili bir yazı yazarım yakında. Diğer bir varlık grubu ise fiziksel varlıklar yani evler... Ev alırken borçlanmak oldukça yaygın olduğuna göre, borçlanma maliyeti(faiz) arttığında, ev alanların sayısı da azalacaktır. Bu da ev fiyatlarının artışında bir azalmaya, ve bazı özel durumlarda ev fiyatlarında düşmeye sebep olabilir(ev fiyatları için faiz artarsa ev fiyatları düşer demek o kadar kolay değil)

Expectations/confidence(Beklentiler/güven): Bireyler açısından bakıldığında, faizler arttığında harcamaları kısma eğilimi beklemek mantıklı. Çünkü artık tasarruf ettikleri miktara daha fazla getiri elde edebilecekler. Ayrıca varlık fiyatlarındaki düşüş de, servetleri azalan bireyleri daha fazla tasarruf etmeye yönlendirecektir. Bu da genel talepte bir düşüşe neden olacaktır.
Şirketler açısından bakıldığında ise, faiz arttırımı, yine harcamaları kısma anlamına gelecektir. Borçlanmak daha pahalı olacağı için, bazı yatırımlar ertelenecek, ya da iptal edilecektir. Faizler 10%'ken kabul edilecek bir proje, 15%'e çıktığında reddedilebilir, çünkü artık getirisi riski karşılamıyordur. Ayrıca faizler yükseldiğinde kur da düşeceğinden, özellikle ihracat yapan şirketler için yatırımlar daha da azalabilir. Çünkü artık ihraç edilen mallara talep azalacaktır.

Exchange Rate(Kur): Kuru etkileyen bir çok farklı şey olsa da, bir ülkede gerçekleşen faiz arttırımının o ülkenin parasının değer kazanmasıyla sonuçlanması beklenir. Bu da ithalat fiyatlarını düşürür, özellikle enerji fiyatlarının düşmesinin enflasyona büyük etkisi olur.

Faiz değişimi başka birçok şeyi de etkiler fakat en önemlilerinin bunlar olduğu kabul edilir. Bu faktörlerin hepsi birleştiğinde, azalan talep ve ithalat maliyetlerinin düşmesi ile birlikte enflasyonda da bir azalma beklenir. Tabii bu hemen gerçekleşen bir şey değildir, sonuçların netleşmesi en az 2-3 çeyrek sürecektir.

Bu arada şemada tek tek bahsetmediğim kısımlar da oldu, onların da Türkçe karşılıklarını vereyim, aslında hepsinden bahsettim zaten diğer başlıklar altında:

Domestic demand: Yerel talep
Net external demand: Dış talep
Total demand: Toplam talep
Domestic Inflationary Pressure: Yerel enflasyonist baskı
Import Prices: İthalat fiyatları


Ekonomi Türk'ün Büyük Başarısı

Ekonomi Türk'te İnan Doğan'ın Roubini's Popularity vs. S&P 500: Dr. Doom or Dr. Realist? adlı yazısı dünyanın önde gelen finans sitelerinde (yahoo finance, vb) ilk sayfalardan verilmiş, kendisini tebrik ediyorum.

Yazının verildiği siteleri de şuradan görebilirsiniz.

14 Nisan 2010 Çarşamba

Munzam Karşılık Nedir?

Munzam karşılık (reserve requirement), bankaların topladıkları mevduatların merkez bankasındaki hesaplarında tutmak zorunda oldukları kısmına denir.

Her banka, topladığı mevduatın bir kısmını merkez bankasında tutmak zorundadır. Önceleri iflas riskine karşı az da olsa koruma sağlanması amacıyla çıkarılan bu kural, günümüzde daha çok bir piyasa likiditesi kontrol aracı olarak kullanılmaktadır. Bankaların merkez bankasına yatıracakları munzam karşılıklar, merkez bankasının açıkladığı "munzam karşılık oranı"'na göre belirlenir. Bu oran arttığında piyasada likidite azalır(çünkü daha çok para merkez bankasında durur), oran azaldığında piyasada likidite artar.

Likidite kontrol araçlarından biridir fakat çok sık kullanılmaz, "bugün munzam karşılık oranı 5%, yarın 7% " gibi bir durum söz konusu değildir. TCMB en son 6%'den 5%'ye düşürmüştü 16.10. 2009'da, bildiğim kadarıyla ondan beri bir değişiklik olmadı. Şu an Türkiye bankaları için munzam karşılık oranları:

TL için: 5%
Döviz için: 9%

Dediğim gibi munzam karşılık oranı sadece uzun vadeli likidite kontrolü için kullanılabilir( 6'dan 5'e düşürüp krizde likiditeyi arttırmak gibi amaçlarla)

Ek: Yazıyı yazdığım tarihteki oranlar artık geçerli değil. Geçtiğimiz günlerde bu oranlar TL için %5.5'e, döviz içinse %11'e yükseltildi. Değişiklikler oldukça yeni eklemeler yaparım.

Ek2: Son oranları Güncel Zorunlu Karşılık Oranları adlı yazımızdan takip edebilirsiniz.

13 Nisan 2010 Salı

AKENR Fiyaskosu

Bugün gireceğim demiştim ya, girdim, 4.70 maliyetle...
Ama Allah'tan 4.60'larda takılınca tavana gitmeyeceğine karar verip 4.58'den kapattım pozisyonu.

Demiştim ya başında durmazsam bu pozisyonları açmam diye, iyi ki öyle yapmışım, 4.26'dan kapattı kağıt. Kalanlara sabır diliyorum.